büyük şehir dertleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyük şehir dertleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İndirimli kent kartlara vize kolaylığı

Kentkartlarda geçen sene düzenlemelere gidilmişti. indirimli kartlar kişiye özel hale gelmiş, bu kentkartları almak için bayağı bir eziyet çekmiştik. Şükür ki birileri farketmiş bun ve yeni kart olmak yerine sadece bir vize işlemi ile kullanım süremizi uzatabileceğiz ESHOT'un sitesindeki habere göre.

bu arada belirteyim 525 ve 412 numaralı kampüs otobüslerine binmek için kentkartınızı basıp 10 kuruş ödemeniz gerekiyor. daha neler göreceğiz bakalım. metro inşaatı bitse de artık şu kampüs içinde adam gibi çalışsa 525.


EÜ Mühendislik dekanlığı önünde eski ama efsane ikarus marka bir 525 otobüsü


İNDİRİMLİ KARTA SAHİP, ÖĞRENCİLİĞİ VE ÖĞRETMENLİĞİ DEVAM EDEN KİŞİLER

İdaremiz tarafından verilen kişiselleştirilmiş öğrenci ve öğretmen kartlarına sahip olup, öğrenciliği ve öğretmenliği devam eden kişiler 2010 – 2011 eğitim dönemi için 31/10/2010 tarihine kadar İdaremiz tarafından belirlenen yerlerde kartlarına ücretsiz vize işlemi yaptıracaklardır. Öğrenciler öğrencilik haklarından faydalandığı, öğretmenler öğretmenlik görevini yürüttüğü sürece aynı kartları kullanacak, tekrar kart almayacaktır.
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:b97ShGS7Zby9XM:http://wowturkey.com/tr317/feyyazturu_525_klimali.jpg&t=1
yeni nesil klimalı 525 :)

101-ulaştırmadan sorumlu irfan papazoviç bildirdi :))

Dilenci=İnsan Sarrafı

Dilenciler hiç de azımsanmayacak kadar fazlalar büyük şehirlerde… Dilenerek para kazanmaya alışmış birisinin tövbe edip imana gelmesi, alın teriyle para kazanmak istemesi sanırım mümkün değil… Yani bu işe girişenler yıllarını veriyorlar buna… Yılların tecrübesiyle de insanları çok iyi biliyorlar, insan sarrafı oluyorlar… Kimin para vereceğini, kimin vermeyeceğini gözünden anlıyorlar… Özellikle yanına kadar gelip para isteyenler… Bir gün dershane çıkışı duraktayım, otobüsün kalkmasını bekliyorum(yani şoförü bekliyorum)… 45-50 yaşlarında bir kadın başı önünde eğik bir şekilde yaklaştı, elinde mavi bir kova(alaturka tuvaletlerde kullanılanlardan); dualarla giriş cümlesini yapıp amacını belli etti. Ama yüzüme bakmıyor, başı önüne eğik… Bense öne eğdiği başına kaşlarım çatık bir şekilde bakıyorum… Dualarını bitirdikten sonra kafasını kaldırıp yüzüme bakıyor ve bana bakmasıyla arkasını dönüp gitmesi bir oluyor… Yüzümdeki dövecek gibi bakıştan ürktüğünden mi yoksa para vermeyeceğimi anladığından mıdır bilmiyorum… Öğrenci adamdan para dilenen birisine bir çatık kaş az bile, kızılcık sopasıyla kovalamak lazım bu tür insanları(gerçi öğrenci olduğum anlımda yazmıyor ama kendi parasını kazanan bir insan duruşu da yoktu bende, elimdeki çantayla)… O da yetmez Erkut Abi’ye devretmek lazım bu dilencileri…