şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hidrojen Bombası


Sessizliğe doğru bir bomba atıp kaçasım var ;
Bozasım var bozulu olanı,

Yerine ne koymalı diye düşünmeyesim var
Sorumsuzca olay mahallinden uzayasım var

Uyarasım var kardeşlerimi ;
“kardeşlerim; cehalet mutluluktur !”
diye haykırasım var...

bildiğim her şey unutulmalı ki hesap sorulmasın benden
silik bir tanık olarak geçmek acı verici kayıtlara,
bir istatistik olmak şu milyarlarca nüfusluk dünyada
sıradan olmak ne güç, ne ağır bir ceza tanrım ?

oysa haykırmalı dağa taşa
durdurmaya çalışmalı, hiç olmazsa çalışıyormuş gibi yapılmalı
bir şey yapıyormuş sanmalı herkes, namın duyulmalı...
büyük boşluğunu üç noktalarla doldurmalı...

göz göze gelmeli dünya saraylarının muhafızlarıyla
birkaç zindan gezmeli , karanlığa alışmalı gözler
kamaşmalı dışarı çıkıp, güneşi görünce

kim demiş “güneşe akın var” diye !
zapt edecekmiş bir de densiz...
söylesinler ona ;
o devrik cümlelerimiz güneşe değil, dünya’ya bile yetmez !

büyük boşlukları üç noktalarla doldurmalı;
doldurmalı
...

Moon Walk




Gölge gölge üstüne binmiş
Köşede kabuğuna çekilmiş , sırtı eskimiş kaplumbağa ben
Betondan adamlar yolda yürürken çarpıştığımız,
Suratlarında o erkek ifade, o her biri delikanlı adamlar...
O sert adamlar....

Topukları var,kadınlarınsa...
Kendilerini gökdelenlere çıkartan topukları...
Bozulmasın diye makyajları ağlamıyorlar bile onlar...
Ancak sevinçten ağlarlarsa o zaman akıyor rimelleri...

Beni annem dışında seven ilk kadın kimdi
Duraksıyor, hatırlamıyorum...
Benim sevdiğim ilk kadın kimdi
Sevdiğim ilk canlı ya da...
Bir kedi bulup okşuyorum kafasını, sıcak kanlı desinler diye...
Yapmacık tavırlar takınıyorum, merhametli sansınlar diye
Arada laf olsun diye konuşuyorum, neşe dolu sansınlar diye
Tedbil-i kıyafet dolaşıyorum halk arasında,
Bir tek çocuklar fark ediyor beni...

Gündüz kargalar uçuşuyor tepemde, ruhumu alıp götürmek niyetindeler bu dünyadan...
Gece , gece kuşları aman vermiyor, etrafımda pervane oluyor her biri...

Neler oluyor şu dünyada
Buzullar eriyor, kutup ayıları öksüz
Michael jackson’lar ölüyor, break dansçılar kimsesiz..
Moon walk yapıyorum , ay’ın kirli yüzünde...

Nisan.

Nisan'ın 27’si
Hava hala soğuk
Ve ben bu ne idüğü belirsiz şiiri yazmazsam eğer ölürüm...
Bu dizeleri şöyle şöyle sıralamazsam kalbime bir ağrı girer,
Göğsüm daralır....
Şu cümleleri kuramazsam sinüzitim azabilir, başıma ağrılar girer
Ve daha neler neler...

Nisan'ın sonu,
Arada kafiye lazım dedirtir hayata
Geceleri beter olur, duvarlar buna hep güler,
Söylemezsem bunları ben burada, olmaz; içim sıkışır belki sigaraya bile başlarım...
Bilirim, başlarsam astımım azabilir...

Nisan'ın 27’si, hala soğuk.
Bir fon müziği bulur, oturursun kendi kendine
Halbuki düşünmek için hiçbir neden yok
Herşey bitmiştir , söylenenler söylenmiş, işitilenler işitilmiş
Dahası ne ?


Nisanda ne kuruyan ağaç dalları vardır, ne bastığında ses çıkaran yapraklar
Nisanda ne sıcak yaz geceleri vardır, ne susuz, güneşli günler
Nisan senin gibidir
Nisan ortada kalmıştır.
Kararsızdır Nisan.
Nisan’da ne yapar insan ?

Fizikçinin Aşkı

FOTON TANEM

Soygaz gibi saf, kristal örgüsü kadar güzelsin sevgilim.
Coulomb kuvveti kadar çekici magnetik alan kadar etkileyicisin.
Seni gördüğüm zaman kalbim harmonik osilator gibi titreşiyor.
Kendimi sana sızma uzaklığı kadar yakın hissediyorum.
Sana karşı bir kondansatör gibi sevgi yüklüyüm.

Merkezcil kuvvetin etkisiyle etrafında dairesel bir yörünge çiziyorum.
Gözlerin siyah cisim gibi ışımakta, saçların rüzgarda dağınımlı bir ortam gibi davranmakta.
İnce yapı sabiti kadar zarifsin sevgilim.
Aynı fazda beyin dalgaları yayınlıyoruz ve bu dalgalar üst üste gelerek süper position yapmakta.

Seninle birlikte vektör uzayını seyrederken beni kara delik gibi kendine çekiyorsun ve seni bir vakum pompası gibi öpmek istiyorum.
Sen de benim "Kiss Me!" türevimi al.
Sana aşkımı fotonla yolladım fotonumu soğurdun, karşılığını emisyon olarak bekliyorum.
Sensiz geçen her an yarı ömrümü kısaltıyor.
Beraber optik yolda yürürken elinden tutmak ve dipol etkileşmesi yapmak istiyorum.
Bana ne zaman ihtiyacın olursa ışık hızıyla sana geleceğim.

Ek'te sunduğum halkasal cisimle sana kovalent bağ kurmayı teklif ediyorum.
Cevabını mezonlara yükleyip işık hızıyla yolla.
Olumsuz cevabın beni Wien köprüsünden atmaya sevk edecektir.
Unutma. Sana duyduğum aşkı saha iyi anlamak istiyorsan bkz..

Matematikçiden...

BUDA MATEMETİKÇİNİN SEVGİSİ :

x gözlü polinom sevgilim,
aşkından çarpanlarıma ayrıldım.
seninle olmak bana kartezyen çarpımı kadar zevk veriyor.
önünde 90 derecelik açıyla çökmüş yalvarıyorum;
ne olur benimle 2 bilinmeyenli denklem kurmayı kabul et.
istersen kosinüsümü al sinüsümle çarp ama
ne olur hipotenüsümü alt tabanıma bölüp gitme...
dilersen mantıktan bile sor ama
beni sonsuz noktalar kümesine terk edip gitme.
esrarengiz teoriminle tıpkı aksiyon gibisin.

GÜZEL YÜZÜNLE ÖMÜR BOYU SEVGİLİMSİN

Kimyacının Aşkı

Kimyacinin Aşkı

Sana olan sevgimde
Reaksiyon var benim
Gerekirse uğrunda
Elektron Veririm
Yanıyor kalbim hızla
Belkide kükürtlü gazla
Seviyorum seni ben
Sülfirik Asitten fazla
Ayrı ayrı seviyor
Seni her molekülüm
Acele et, çabuk gel
Oksitlendi yüreğim

Tarihçinin Aşkı

TARİHÇİNİN AŞKI

Kleopatram,birtanem,
Bir hiyeroğlif harfi kadar kıvrak,
Bir piramit kadar,muhteşemsin sevgilim…
Sana olan sevgim,miladi yılların sonsuzluğuna dayanıyor,
Bir bakışın Hitit güneşi gibi kalbimi yakıyor,
Ahh o oğuz kağanın yayı gibi kaşların,
Savaş meydanları gibi karışık saçların,
Hele o kokun ,anavatanım gibi burnumda tütüyor..
Birtanem,Sevgiceğim,
Prut’taki gibi nazlanma, ne olursun,
Karlofça’daki gibi zor şartlar koyma ,
Seni öylesine özledim ki dayanmak çok zor geliyor bana….
Eğer böyle benden hep kaçarsan,
Seni Kanuni gibi izliyeceğim,adına kanun nameler yazacağım.
Sana kavuşabilmek için istersen Romayı bile yakacağım,
Ne olursun sevgilim,Tac Mahal gibi seninle bir tapınak olalım,
Sevgimizi ölümsüzleştirelim,
Üzüntülerimiz savaş,Sevinçlerimiz barış olsun.
Birbirimizi o kadar çok sevelimki,
Aşkımız TÜRKİYE CUMHURİYETİ gibi
Sonsuza kadar yaşasın…..
NİLTÜRK(N.H)
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Mühendisin Aşkı

MÜHENDİSİN AŞKI


Gel gidelim buralardan sevgilim,
Kaçalım bu kapitalist rejimin faşist insanlarından,
Nereye gideceğimiz önemli değil;
Verelim kendimizi liberal dağlara,
Yada gidelim realist bir yere ne fark eder,
Yeter ki komünist olmasın o yerde.

Sen benim için e^x sin;
Ne türevin var ne de integralin,
Benim için k sayısı kadar sabit,
Hipotenüs kadar büyüksün.
Senin mutlak değerin yok gözümde,
Çünkü sen hep pozitifsin.

Sen akım ben ise gerilim.
Aradakileri boşverelim.
Mesela silelim dirençleri,
Yok edelim empedansları,
Depolayalım aşkımızı kondansatörlere,
Gönüllerimizi bağlayalım bakır tellerle.

Selenoid saçlı yarim,
LED LED bakan gözlerine doyamam.
Kirpiklerin diyot diyot,
Kaşların opamp gibi,
Ben senden ayrılamam sevgilim.

Sensiz geçen günlerim sülfürik asit gibi acı,
Karbon kadar kara,
Sevgilim gel benimle ne olur;
Açma sineme bir daha yara.

Gel benim primer sargım,
Ben senin sekonderin olmaya da razıyım,
Aramızda mesafe olsa da;
Ben sana uzaktan da aşığım.

Artık gelmezsen benimle sevgilim;
Negatif olacaksın hayatımda,
Sileceğim p sayısını matematikten,
Türevde almayacağım integral de,
Komünist olacağım sana inat,
Patlatacağım bütün ledleri, kondansatörleri,
Bağlayacağım dirençleri devrelere,
Sileceğim diyotları opampları,
Ne akım olacağım ne gerilim;
Yinede SENİ SEVECEĞİM....