aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dervişin hikayesi

Her görenin âşık olduğu, uğrunda aklını kaybettiği bir kız vardı. Yanağı kafur gibi bembeyaz, saçları misk gibi simsiyah. Şeker, onun dudağını lezzetini bilseydi, erir yok olurdu. Bu dilber bahçelerde gezinirken oralardan bir derviş geçti. Bir ekmekçinin acıyıp verdiği yarım somunu tutuyordu elinde. O ay yüzlüyü görünce ekmeği elinden düşüverdi. Kız bu hale gülüp geçmişti ama o gülüş, dervişin bedenindeki yarım canı da yere çaldı. O andan itibaren ne gecesi ne gündüzü kaldı dervişin. Tam yedi yıl yanıp yakıldı, ağlayıp inledi. Kızın mahallesinden hiç ayrılmadı, evinin çevresinde dönüp durdu. Yoksulun bu hali kızın akrabalarını rahatsız etti ve bir gece sessizce ortadan kaldırmayı düşündüler. O dilber biraz insaflıydı, gizlice yoksul dervişi çağırıp “Git buralardan,” dedi, “elde edemeyeceğin bir şey için kapımda bekleme. Canına kast edecekler, durma kaç!” O zaman derviş ağladı ve ilk kez içini döktü kıza:

“Bencileyin, bin âşıkın canı senin cemaline feda olsun. Ben canımı seni ilk gördüğüm an kaybetmiştim, şimdi bir can için seni terk eder miyim sanıyorsun? Yalnız meraktayım, madem bana hiç acımayacaktın, neden o zaman gülmüştün!”

“A ahmak derviş,” dedi kız, “a hünersiz zavallı, sen hiç kendine bakıyor musun, gülünecek bir suratın var, insan sana bakınca elbette gülesi geliyor.”
http://img71.imageshack.us/img71/4660/lale1242127704.jpg
“Aşk,” diye karşılık verdi derviş, “aşk, sevilen için bir hiç ise de, seven için heptir. Eğer, ey güzel, sana gücenme gücüm olsaydı, bu duyduklarım için gücenirdim. Amma bunun için aşkımdan geçecek değilim!”

Derviş yedi gece daha oralarda dolandı. Sonra onu hiç kimsecikler bir daha görmedi.



*İskender Pala'nın kitabı Katre-i Matem'den alıntıdır.

Aşk Nedir?

evet bunu tartışalım sizce nedir aşk? aşık mısınız? aşkın hangi halindesiniz? aşık olamıyor musunuz? mutlaka aşk ile ilgili bir derdiniz vardır... var ki burayı okuyorsunuz şuan? yoktur bu dünyada aşk acısı çekmeyen bir insan... haydi açılın bize, dertlerinizi dinliyoruz...

** Haydi hep beraber bağdat yoluna :) **

Bir bakış baktın,Kalbimi yaktın 
Aşkın kemendini boynuma taktın 
Bahçende gülün,Kapında kölen 
Olmaya razıyım,Sevgilimsenin

**** Su ile Ateşin Aşkı ****

Ateş bir gün su'yu görmüş yüce dağların ardında,
Sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Yüreğindeki duruluğa.
Demiş ki su'ya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...

Su dayanamamış ateş'in gözlerindeki sıcaklığa,
'Al...'demiş:
'Yüreğim sana armağan.'
Sarılmış ateş'le su birbirlerine,
Sıkıca, kopmamacasına...

Zamanla su, buhar olmaya,
Ateş kül olmaya başlamış.
Ya kendi kül olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de,
Yüreğindeki kaderi de,
Alıp gitmiş uzak diyarlara su...


Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları.
Aramış su'yu diyarlar boyu,
Günler boyu, geceler boyu,
Bir gün gelmiş, su'ya varmış yolu.
Bakmış, o duru gözlerine suyun,
Biraz kızgın, biraz hırçın.


Ve o an anlamış:
Aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.

İşte o zamandan beridir ki:
Ateş su'dan,
Su ateşten kaçar olmuş...

Ateş'in yüreğini sadece su,
Su'yun yüreğini,
Sadece ateş alır olmuş...

mevsim- i behar

burda işim ne dışarıda polenler
güneş beni buluyor pencerelerden
herkes aşık oluyor
ben de olmalıyım

sorular,düşünceler
tatmin için sadece bu oyunlar
dışarıda insanlar
sesleri yüksek
pantolanları düşük

"insan tekil de yaşar ,çoğul da" mı demiştin ?
evet duydum sanki, demiştin
öyle mi gerçekten
avuntun bu mu yoksa senelerden sonra geriye kalan

hiç değişmemişsin
biz hep böyle mi kalacağız
ayrı ama aynı, aynı ama ayrı
tek başına neyse ki tek başına...

Aşk ve Yağmur Damlaları

Şarkılarda şiirlerde ve bir çok edebi eserde aşk içinde bir yağmur, romantizm ve bilimum atmosferler geçer... En ilginç olanı yağmur damlaları belkide... Yağmur damlalarının vücuda(özellikle dudaklara) olan teması, sevdiceğine söylediği sözlerde aşık kişinin en çok kullandığı temadır... Yalın, bir şarkısında "küçük bir yağmur damlası kadar değerim yok mu sende?" derken, yine buraya değiniyor, büyük ihtimal sevdiceğinden bir buse alamadı ya da öyle bir şey... Yine başka bir şarkıda(değer mi?) "yağmur olur, damla damla, öperdim öperdim dudaklarından" şeklinde bir cümle geçiyor, yine bu temaya örnek...

Bir sonraki yazımızda aşkın dünyası ile ay arasındaki benzerlik ve farklılık bağından çıkan temaları anlatacağım... Zira aşkı betimlemek için böyle temalar kullanıyor insanoğlu yüzyıllardır...

Fütursuzca

bir gece yine aklıma düştü, bir şeyler karaladım ancak eksik kaldı, her şeyi anlatamadım, eksik gedik sunuyorum buyrun:

Fütursuzca bakışıyorduk, fütursuzca…
Anlaşmış gibi o anı yaşıyorduk fütursuzca…
Umarsız umutlarım gerçeğe yaklaşıyordu sanki o an…
Hiç bitmesin istiyordum içten içe, bazen olmayacak şeyleri de isterdi bu gönül nitekim…

Bir cevap bekliyordu o an gözlerim…
Hep arıyordu gözlerim gözlerini…
Her gün yine bakışacağımız anın heyecanı doğuyordu gün ışığıyla…
Gözlerimizden akan aşkın fütursuzluğu tek heyecanıydı günümün…

Ve şimdi yine, arar oldu gözlerim, gözlerini…
Ve sen, sen yoksun…

Aşklar neden nefrete dönüşüyor?


Aşklar neden nefrete dönüşüyor?

"Bizi ancak ölüm ayırır." diyen nice çiftler, "Yüzünü ölene kadar görmek istemiyorum." demeye başlıyor. Bu çiftler bu duruma nasıl geliyor? Aralarındaki o büyük sevgi neden nefrete dönüşüyor? Sevgilerin alev topu gibi parlayıp sönmemeleri için nelere dikkat etmeleri gerekir.

1) "Ben" değil, "biz" deyin: Evlilikteki mutluluğun şifresi "biz" kelimesidir. Evlendikten sonra eşler, başına buyruk yaşamamalıdır. Eşler evlilik kitabından "bana ne" kelimesini çıkarıp, "Biz ne yapabiliriz?" cümlesini koymalıdır. Çünkü "biz" bir aileyi, bir bütünlüğü ve beraberliği simgeler.

2) Mutlu olmaya odaklanın: Mutlu olmaya karar verin. Kendinizi ve eşinizi mutlu etmenin yollarını araştırın. Bu konuda yazılan kitapları okuyun. Aklı başında deneyimli büyüklerinize danışın. İçinden çıkamadığınız bir probleminiz varsa psikolojik destek alın.

3) Sorumluluğunuzu bilin: Evliliğin can damarı eşlerin sorumluluklarını bilmeleridir. Her eş kendine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinde o ailede mutluluk duvarı kendiliğinden örülür. Aksi takdirde o ev ağlama duvarına döner.

4) Pozitif düşünün: Eşinizle aranızda geçen bir anlaşmazlık veya tartışmada onu gözünüzde küçültmeyin. Kötülüklerini sıralamak yerine güzel yönlerini ve huylarını hatırlayın. Bir insan olduğunu hata yapabileceğini varsayın. Unutmayın, "Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır."

5) Basit şeylere takılmayın: Her evlilikte mutlaka birtakım sıkıntılar olur. Kimi insanlar günlerce o basit olayı gözlerinde büyütür. Oysa hayat basit olayları düşünecek kadar uzun olmadığı gibi; tasalanmaya değmeyecek kadar da kısadır.

6) Hayatınızda boşluk bırakmayın: Hayatta yapacak şeyleri olmayanlar, oturup problem üretirler. Boş zamanlarını o problemi konuşarak doldururlar. O boşluğu kitap gazete okuyup, okuma programlarına katılarak doldurun. Zihniniz dolu olduğunda eşinizin kontrolsüz söylenmiş sözlerini kuruntu yapmazsınız.

7) Olaylardan ders alın: Yaşadığınız olaylardan ders alın. Kim nerede ne hata yapmış bunu vicdanınıza sorun. Şayet siz haksızsanız hatanızı kabul ederek aynı hataya düşmeyin. Eşiniz haksızsa onun haksızlığının üzerinde durmayın.

8) Tenkitten uzak durun: Darda kaldığınız zaman hemen eşinizi tenkit ipiyle boğmayın. Tenkit tıpkı bir çalı gibi eşinizin yüreğini parçalayıp kanatır.

9) Geçmişin kötülüklerini unutun: Mazinin kötülüklerini tozlu raflara kaldırın. Nasıl olsa elemi gitmiş lezzeti kalmıştır. Üzülmekle o acıları değiştiremediğiniz gibi; eşinizi de kendinizi de harap edersiniz. Geçmişin acılarına harcadığınız enerjiyi gelecek için harcayın.

Fizikçinin Aşkı

FOTON TANEM

Soygaz gibi saf, kristal örgüsü kadar güzelsin sevgilim.
Coulomb kuvveti kadar çekici magnetik alan kadar etkileyicisin.
Seni gördüğüm zaman kalbim harmonik osilator gibi titreşiyor.
Kendimi sana sızma uzaklığı kadar yakın hissediyorum.
Sana karşı bir kondansatör gibi sevgi yüklüyüm.

Merkezcil kuvvetin etkisiyle etrafında dairesel bir yörünge çiziyorum.
Gözlerin siyah cisim gibi ışımakta, saçların rüzgarda dağınımlı bir ortam gibi davranmakta.
İnce yapı sabiti kadar zarifsin sevgilim.
Aynı fazda beyin dalgaları yayınlıyoruz ve bu dalgalar üst üste gelerek süper position yapmakta.

Seninle birlikte vektör uzayını seyrederken beni kara delik gibi kendine çekiyorsun ve seni bir vakum pompası gibi öpmek istiyorum.
Sen de benim "Kiss Me!" türevimi al.
Sana aşkımı fotonla yolladım fotonumu soğurdun, karşılığını emisyon olarak bekliyorum.
Sensiz geçen her an yarı ömrümü kısaltıyor.
Beraber optik yolda yürürken elinden tutmak ve dipol etkileşmesi yapmak istiyorum.
Bana ne zaman ihtiyacın olursa ışık hızıyla sana geleceğim.

Ek'te sunduğum halkasal cisimle sana kovalent bağ kurmayı teklif ediyorum.
Cevabını mezonlara yükleyip işık hızıyla yolla.
Olumsuz cevabın beni Wien köprüsünden atmaya sevk edecektir.
Unutma. Sana duyduğum aşkı saha iyi anlamak istiyorsan bkz..

Matematikçiden...

BUDA MATEMETİKÇİNİN SEVGİSİ :

x gözlü polinom sevgilim,
aşkından çarpanlarıma ayrıldım.
seninle olmak bana kartezyen çarpımı kadar zevk veriyor.
önünde 90 derecelik açıyla çökmüş yalvarıyorum;
ne olur benimle 2 bilinmeyenli denklem kurmayı kabul et.
istersen kosinüsümü al sinüsümle çarp ama
ne olur hipotenüsümü alt tabanıma bölüp gitme...
dilersen mantıktan bile sor ama
beni sonsuz noktalar kümesine terk edip gitme.
esrarengiz teoriminle tıpkı aksiyon gibisin.

GÜZEL YÜZÜNLE ÖMÜR BOYU SEVGİLİMSİN

Kimyacının Aşkı

Kimyacinin Aşkı

Sana olan sevgimde
Reaksiyon var benim
Gerekirse uğrunda
Elektron Veririm
Yanıyor kalbim hızla
Belkide kükürtlü gazla
Seviyorum seni ben
Sülfirik Asitten fazla
Ayrı ayrı seviyor
Seni her molekülüm
Acele et, çabuk gel
Oksitlendi yüreğim

Tarihçinin Aşkı

TARİHÇİNİN AŞKI

Kleopatram,birtanem,
Bir hiyeroğlif harfi kadar kıvrak,
Bir piramit kadar,muhteşemsin sevgilim…
Sana olan sevgim,miladi yılların sonsuzluğuna dayanıyor,
Bir bakışın Hitit güneşi gibi kalbimi yakıyor,
Ahh o oğuz kağanın yayı gibi kaşların,
Savaş meydanları gibi karışık saçların,
Hele o kokun ,anavatanım gibi burnumda tütüyor..
Birtanem,Sevgiceğim,
Prut’taki gibi nazlanma, ne olursun,
Karlofça’daki gibi zor şartlar koyma ,
Seni öylesine özledim ki dayanmak çok zor geliyor bana….
Eğer böyle benden hep kaçarsan,
Seni Kanuni gibi izliyeceğim,adına kanun nameler yazacağım.
Sana kavuşabilmek için istersen Romayı bile yakacağım,
Ne olursun sevgilim,Tac Mahal gibi seninle bir tapınak olalım,
Sevgimizi ölümsüzleştirelim,
Üzüntülerimiz savaş,Sevinçlerimiz barış olsun.
Birbirimizi o kadar çok sevelimki,
Aşkımız TÜRKİYE CUMHURİYETİ gibi
Sonsuza kadar yaşasın…..
NİLTÜRK(N.H)
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Mühendisin Aşkı

MÜHENDİSİN AŞKI


Gel gidelim buralardan sevgilim,
Kaçalım bu kapitalist rejimin faşist insanlarından,
Nereye gideceğimiz önemli değil;
Verelim kendimizi liberal dağlara,
Yada gidelim realist bir yere ne fark eder,
Yeter ki komünist olmasın o yerde.

Sen benim için e^x sin;
Ne türevin var ne de integralin,
Benim için k sayısı kadar sabit,
Hipotenüs kadar büyüksün.
Senin mutlak değerin yok gözümde,
Çünkü sen hep pozitifsin.

Sen akım ben ise gerilim.
Aradakileri boşverelim.
Mesela silelim dirençleri,
Yok edelim empedansları,
Depolayalım aşkımızı kondansatörlere,
Gönüllerimizi bağlayalım bakır tellerle.

Selenoid saçlı yarim,
LED LED bakan gözlerine doyamam.
Kirpiklerin diyot diyot,
Kaşların opamp gibi,
Ben senden ayrılamam sevgilim.

Sensiz geçen günlerim sülfürik asit gibi acı,
Karbon kadar kara,
Sevgilim gel benimle ne olur;
Açma sineme bir daha yara.

Gel benim primer sargım,
Ben senin sekonderin olmaya da razıyım,
Aramızda mesafe olsa da;
Ben sana uzaktan da aşığım.

Artık gelmezsen benimle sevgilim;
Negatif olacaksın hayatımda,
Sileceğim p sayısını matematikten,
Türevde almayacağım integral de,
Komünist olacağım sana inat,
Patlatacağım bütün ledleri, kondansatörleri,
Bağlayacağım dirençleri devrelere,
Sileceğim diyotları opampları,
Ne akım olacağım ne gerilim;
Yinede SENİ SEVECEĞİM....

bu da matematikcinin aşkı

Matematikçinin Aşkı

Türev tanem bir tanem, bir sigma işareti kadar kıvrak bir Pi kadar sonsuzsun sevgilim.Sana olan sevgim limitlerin sonsuzluğuna ulaşıyor.Bir bakışın kalbimde matris kadar derin etkiler yapıyor.Kalem gibi kaşların,trigonometri gibi karışık saçların,tebeşir kokusu gibi burnumda tütüyor.Çarpanlara ayrılmayan denklemler gibi nazlanma.Senden mektup almak inan integral almaktan daha zor.Bilinmeyenlerimiz farklı olsa bile polinomlar gibiyiz.Eğer böyle devam ederse seni keşfedilmemiş dizi kuralları ile izleyeceğim.
Seninle bir daire olalım.Merkezde ben,etrafımda eşit uzaklıklarda sen.Nereye bakarsam seni göreyim.Üzüntülerimiz teğet,sevinçlerimiz kiriş olsun.Birbirimize o kadar yakın olalım ki,yarıçaplarımızın limiti sıfıra yaklaşsın.

Şu anda y=ax+bx+c parabolünün iki ayrı kolu isekde birgün tepe noktasında buluşacağız.Sana bir sinx eğrisi gibi sürekli "k" sabiti kadar bağlıyım.Hiçbir parantez bizi ayıramaz

Bilgisayarcının aşkı

Bilgisayarcının Aşkı

Sevgili Aslı... Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları unzip etmenin zamanı geldi. Seni raminin alamayacağı kadar çok seviyorum. Sana karşı bütün protectlerim disable durumda. Seni ilk gördüğüm anda formatlandım. Bütün cache'lerim durdu, shadow ramlarla ayakta duruyorum. Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz. Senden başka her şey benim için bad command or file name. Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabileceğimi biliyorum. Senin megahertz'in beni de ateşliyor. Bakışların beni taa derinden scan ediyor.



Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasına forward etmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ben, seninle evlenmek istiyorum Aslı. Seninle mutlu bir ağ yapılandırması oluşturmak istiyorum. TCP/IP netBEUI, IPX/SPX her türlü protokolde uyuşuyoruz seninle, istediğin zaman ağ yapılandırmamıza Microsoft ağları için istemci ekleyebiliriz. Biliyorum sen benden oldukça gençsin ama tanıdığım iyi bir donanımcı var, kendimi senin için upgrade ettirebilirim.
Evlenmeden önce DR NORTON 'dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virüs taramasından geçeceğiz. Merak etme hiç bilmediğim lisanssız software'lerle ilişkim olmadı. Senin için hardware'ı taş gibi diyorlar, ancak biliyorsun ki benim için software güzelliği hardware güzelliğinden önde gelir. Aslı, seninle biz çok dvd'ler seyredeceğiz. Sana evlilik yıl dönümünde 24 hızlı rewritable dvd alacağım. Pembe slotlu kasamız, içinde nur topu gibi hard disklerimiz olacak. Tatillerimizde ikimiz de birer windows gezgini olacağız. Daha sonra da ver elini internet. Sana güzel görünmek için öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karşına yirmi bir inch plazma ekran gibi çıkacağım. Ondan sonra istersen beni duvarına bile asabilirsin. Akşamları dizlerinin üzerinde bir laptop gibi yatacağım. Asla uyku moduna geçmeyeceğim Aslı. Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara kadar chat yapacağız. Ancak ilk yıllarda senden biraz tasarruflu olmanı isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs. anlarsın ya acık dikkatli olmanı isteyeceğim. Salonumuzun bas kösesine babamın eski 8 MHz 10 megabaytlik 8088 bilgisayarını koyacağım, malum şark köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler... O biçim nostalji olacak. Hatta yılbaşı aksamları tetris falan oynayabiliriz. Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram'i gerektiriyorsa uygulayacağız. Birbirimizden fikir download'unu bir gurur meselesi yapmayacağız. Aramızda ayrı gayri olmayacak, bu ağın server'i benim demeyeceğiz hiçbir zaman. Herkes birbirinin sörfüne saygı duyacak. Hadi gel, önümüzde paylaşıma açılmış bir hayat var. Seni istemek için Server ını gönderen o herifin sitesini crack ettim. Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker Aslıcığım. TV kartını kız tarafı alırmış. Seni, çeyiz sandığındaki emek emek doldurduğun cd-rom'larla bekliyorum. Ben de sana amazon.com dan beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile... Nikahımızda da real player çalacak... Home page'indekilere de çok selam, her baytını öpüyorum, CPU'm daima seninle.

Not: CPU'umdaki bu ateşi hiç bir fan söndüremez. Eğer connection isteğime reply etmessen partitionumu silip boot uma virüs bulaştıracağım.

Şimdi bu maili kapatabiliriz... Are you sure (Yes/No/All)?

acı ama gerçek- the AWFUL TRUTH

acı ama gerçek. bir fizik kuralı ya da başka bir evrensel yasa gibi tüm dil din ırk renklerde farkılık gözetmeyen tek gerçek!


it is not a very god news but, that is the awful truth!